Hayat dışı sigorta sektörü; trafik, kasko, yangın, sağlık, tarım ve emtia & hasar gibi günlük hayatla doğrudan ilişkili branşları kapsar. Türkiye’de bu sektör, son yıllarda yüksek enflasyon ve faiz ortamı sayesinde yatırımcıların yeniden radarına girmiş durumda. Özellikle sigorta şirketlerinin topladığı primleri değerlendirdiği yatırım portföyleri, sektör kârlılığının temel taşı haline gelmiş görünüyor.
Buna bağlı olarak Son dönemde Türkiye’de faizlerin düşmeye başlaması, birçok yatırımcının kafasında aynı soruyu doğurdu: “Faizler düşerken hayat dışı sigorta şirketleri hâlâ cazip mi?” İlk bakışta cevap “hayır” gibi görünebilir. Çünkü sigorta şirketleri yüksek faiz dönemlerinde yatırım gelirlerinden ciddi kazançlar elde eder. Ancak ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin raporuna göre detaylara indiğimizde tablo o kadar da karamsar değil.
Bu yazıda hayat dışı sigorta sektörünün nasıl çalıştığını, faiz indirimlerine rağmen neden güçlü kalabildiğini ve yeni yatırımcılar için neden dikkat çekici olduğunu sade bir dille anlatıyoruz.
Piapiri yatırım hesabını hemen aç, piyasanın piri sen ol!
Hesap AçHayat Dışı Sigorta Ne İş Yapar?
Hayat dışı sigorta; trafik, kasko, sağlık, yangın, konut ve tarım gibi sigorta türlerini kapsar. Bu şirketlerin iş modeli iki temel ayak üzerine kuruludur:
1. Sigortacılık Faaliyeti (Teknik Taraf)
- Prim toplarlar
- Hasar öderler
- Aradaki fark, teknik kâr veya zarar olarak ortaya çıkar
2. Yatırım Faaliyetleri (Finansal Taraf)
- Toplanan primler hemen harcanmaz.
- Bu paralar (sigorta literatüründe “float” denir) faizli enstrümanlarda değerlendirilir.
- Buradan yatırım geliri elde edilir.
Özellikle Türkiye gibi yüksek faizli dönemlerden geçen ülkelerde ikinci ayak yani yatırım gelirleri, sektör kârlılığının en önemli kaynağıdır.
Faizler Düşerse Sigorta Şirketleri Zorlanmaz mı?
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin hazırladığı rapora göre faizler düşse de hala yüksek seviyelerde. Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine devam etmesi bekleniyor. Ancak 2026 boyunca faizlerin %30 civarında kalacağı öngörülüyor. Bu seviye, hâlâ sigorta şirketleri için oldukça cazip.
Üstelik sigorta şirketlerinin portföyleri sadece kısa vadeli mevduattan oluşmuyor. Devlet tahvilleri gibi uzun vadeli ve sabit getirili varlıklar önemli yer tutuyor. Faiz düştüğünde bu varlıkların değeri artıyor ve şirketler sermaye kazancı elde edebiliyor. Yani faiz indirimi her zaman “kötü haber” anlamına gelmeyebilir.
Asıl Değişim: Teknik Kârlılığa Dönüş
Son yıllarda sigorta şirketleri, yatırım gelirlerine aşırı bağımlı hale gelmişti. Yeni dönemde ise daha sağlıklı bir yapı öne çıkıyor:
- Fiyatlama disiplininin artması
- Hasar maliyetlerinin daha iyi yönetilmesi
- Sağlık ve ferdi kaza gibi motor dışı branşların büyümesi
Bunların sonucu olarak teknik kârlılıkta iyileşme bekleniyor. Bu da sektörün daha sürdürülebilir bir kâr yapısına geçmesi anlamına geliyor.
Yeni yatırımcılar için bu önemli bir sinyal: “Sadece faiz var diye değil, iş modeli güçlendiği için kazanan şirketler.”
Neden Hayat Dışı Sigorta Hisseleri İlgi Çekiyor?
Rapora göre sektörün öne çıkan bazı avantajları şöyle:
- Yüksek Özsermaye Karlılığı (ROE): Şirketler, özkaynaklarına kıyasla çok yüksek kâr üretiyor. Bu oran enflasyonun oldukça üzerinde.
- Düşük Değerleme Çarpanları: Birçok sigorta hissesi, defter değerine yakın veya altında işlem görüyor. Bu da “ucuzluk” algısını güçlendiriyor.
- Enflasyona Karşı Doğal Koruma: Primler enflasyonla birlikte artabiliyor. Hasarlar gecikmeli ödendiği için nakit yönetimi avantaj sağlıyor.
- Güçlü Nakit Akışı: Primler peşin, hasarlar zamanla. Bu yapı, şirketlerin finansal esnekliğini artırıyor.
ÜNLÜ & Co Araştırma - Sigorta Sektörü Analizi: 3 Şirket İçin AL Tavsiyesi
ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibi, faiz indirim sürecine girilmiş olmasına rağmen hayat dışı sigorta sektöründe faaliyet gösteren 3 şirket için al tavsiyesini korumaya devam ediyor. Bunun temel nedeni, piyasadaki genel algı ile sektörün gerçek kârlılık dinamikleri arasındaki belirgin ayrışma. Faizlerin düşecek olması, ilk etapta sigorta şirketleri için olumsuz bir gelişme gibi algılansa da rapor, sektörün bu sürece sanılandan çok daha dayanıklı girdiğini ortaya koyuyor.
Araştırma ekibine göre yatırımcıların gözden kaçırdığı en önemli nokta, faizlerin düşmesine rağmen mutlak seviyelerin hâlâ yüksek olması. Bu durum, sigorta şirketlerinin yatırım portföylerinden elde ettikleri getirilerin kısa vadede sert biçimde düşmesini engelliyor.
Aşağıda, ÜNLÜ & Co Araştırma Ekibinin raporunda öne çıkan 3 sigorta şirketi hakkında detayları bulabilirsiniz.
Türkiye Sigorta (TURSG)
Türkiye Sigorta, pazar payı açısından sektörün açık ara lideri konumunda bulunuyor. Hayat dışı sigorta pazarının yaklaşık yüzde 15’ine sahip olan şirket, en yakın rakiplerinin belirgin şekilde önünde yer alıyor. Bu ölçek avantajı, Türkiye Sigorta’ya hem fiyatlama gücü hem de maliyet yönetimi açısından önemli bir esneklik sağlıyor.
Şirketin en güçlü yönlerinden biri, borsada işlem gören hayat dışı sigorta şirketleri arasında teknik olarak kârlı olan tek şirket olması. Birleşik rasyo oranının sektör ortalamasının belirgin biçimde altında seyretmesi, sigortacılık faaliyetlerinin kendi başına kâr üretebildiğini gösteriyor.
Özellikle tarım sigortalarındaki güçlü konumu ve bu alandaki liderliği, Türkiye Sigorta’nın kârlılık kalitesini destekleyen en önemli unsurlardan biri olarak öne çıkıyor. Buna ek olarak yatırım portföyü büyüklüğünün hızlı artışı ve sabit getirili enstrümanlara olan yüksek ağırlık, faiz indirim sürecinde dahi yatırım gelirlerinin dayanıklı kalmasına katkı sağlıyor.
Anadolu Sigorta (ANSGR)
Anadolu Sigorta ise sektörün en köklü ve en dengeli oyuncularından biri olarak öne çıkıyor. Şirket, özellikle motor branşlarındaki güçlü pazar payı sayesinde büyük bir prim üretim hacmine sahip. Trafik ve kasko gibi uzun vadeli hasar ödeme süresine sahip branşlarda yüksek ağırlığa sahip olması, Anadolu Sigorta’ya önemli bir “float” avantajı sunuyor. Bu durum, şirketin yüksek faiz ortamından benzerlerine kıyasla daha fazla faydalanmasını sağlamış durumda.
Teknik tarafta birleşik rasyo hâlen yüzde 100’ün üzerinde seyretse de enflasyondaki yavaşlama ve fiyatlama disiplininin artmasıyla birlikte önümüzdeki dönemde kademeli bir iyileşme bekleniyor.
Anadolu Sigorta’yı yatırımcılar açısından özellikle cazip kılan unsurlardan biri de temettü potansiyeli. Şirketin geçmişte yüksek temettü ödeme oranlarına sahip olması ve önümüzdeki dönemde yeniden bu seviyelere yaklaşması beklentisi, hisseyi uzun vadeli yatırımcılar için daha çekici hale getiriyor. Ayrıca Anadolu Hayat’taki stratejik ortaklık payı da şirket değerlemesine önemli bir katkı sağlıyor.
Aksigorta (AKGRT)
Aksigorta ise son dönemde daha çok dönüşüm hikâyesiyle dikkat çekiyor. Şirket, geçmişte motor branşlara olan yüksek maruziyetin yarattığı baskıyı azaltmak amacıyla portföy yapısını sadeleştirme yoluna gitti. Daha kârlı ve sermaye verimliliği yüksek branşlara yönelmesi, operasyonel verimliliği artıran önemli bir adım olarak değerlendiriliyor. Bu strateji değişimi sayesinde Aksigorta’nın özkaynak kârlılığı son dönemde belirgin şekilde toparlanmış durumda.
Sermaye yeterlilik oranının düzenleyici eşiklerin oldukça üzerine çıkması, şirketin hem büyüme hem de olası temettü potansiyeli açısından elini güçlendiriyor. Aksigorta, sektör liderlerine kıyasla daha küçük bir ölçeğe sahip olsa da daha odaklı ve disiplinli bir iş modeliyle kârlılığını sürdürülebilir hale getirmeyi hedefleyen bir profil çiziyor.
Raporun tümünü incelemek için tıklayın: Türkiye Hayat Dışı Sigorta Sektörü