Küresel teknoloji piyasalarında yapay zekâ yatırımları hız kesmeden büyürken, şirketlerin stratejileri de giderek daha fazla AI altyapısı, Çin pazarı ve uzay ekonomisi etrafında şekilleniyor. Apple’ın Alibaba desteğiyle Çin’e özel kendi yapay zekâ modelini geliştirmesi, ABD’li teknoloji devlerinin Çin’deki regülasyonlara uyum sağlamak için yerel ortaklıkların ötesine geçmeye başladığını gösteriyor. Nvidia’nın 500 milyar dolarlık AI altyapı finansman planında Goldman Sachs gibi Wall Street devlerini devreye sokması ise yapay zekâ yatırımlarının artık yalnızca teknoloji şirketlerinin bilançolarıyla finanse edilemeyecek büyüklüğe ulaştığını ortaya koyuyor.
Öte yandan Alphabet’in 2015 yılında SpaceX’e yaptığı 900 milyon dolarlık yatırımın bugün yaklaşık 77,9 milyar dolarlık bir hisse değerine ulaşması, erken aşamadaki stratejik teknoloji yatırımlarının yaratabileceği olağanüstü getiriyi gözler önüne seriyor. Uzay sektöründe Astra Space’in 1 milyar dolar değerleme üzerinden 250 milyon dolar aramaya başlaması ise sektörde sermaye ihtiyacının devam ettiğini ve başarısızlıklarla özel şirket statüsüne geri dönen oyuncuların yeniden piyasaya dönmeye çalıştığını gösteriyor. Microsoft’un Çin’den operasyonel olarak geri çekilirken yapay zekâ ve bulut hizmetleri üzerinden ülkede kalmaya devam etmesi de teknoloji sektöründeki jeopolitik ayrışmanın şirketleri tamamen kopuş yerine daha seçici bir stratejiye ittiğine işaret ediyor.
Gelin birlikte inceleyelim.
ABD borsalarına hemen yatırım yapmaya başla; dünyaca ünlü şirketlerin hisselerini portföyüne ekle.
Yatırıma BaşlaApple Çin’e özel kendi yapay zekâ modelini geliştiriyor: Alibaba kritik destek sağlıyor
Apple, Çin pazarı için özel olarak geliştirdiği kendi büyük dil modelini Alibaba’nın desteğiyle eğitiyor. Şirket daha önce Çin’de Apple Intelligence özelliklerini sunabilmek için yerel yapay zekâ şirketleriyle çalışıyordu; yeni model ise Apple’ın Çin’de üçüncü taraf modellere bağımlılığını azaltma yönünde önemli bir adım olarak öne çıkıyor.
Apple’ın Çin’deki yapay zekâ özelliklerinin kullanıma sunulabilmesi için Pekin’in düzenleyici onayını alması gerekiyor. Reuters’a göre Apple Intelligence’ın Çin versiyonunda Apple’ın kendi modeliyle birlikte Alibaba’nın Qwen modeli de kullanılacak ve Baidu teknolojisinin entegrasyonu da gündemde. Bu strateji, Apple’ın Çin’de yapay zekâ konusunda Huawei gibi yerel rakiplerin gerisinde kalmama ve kritik pazardaki konumunu güçlendirme çabasını gösteriyor.
Alphabet’in SpaceX yatırımı 11 yılda 100 kattan fazla büyüdü
Alphabet’in 2015 yılında SpaceX’e yaptığı 900 milyon dolarlık yatırım, SpaceX’in Haziran 2026’daki halka arzının ardından olağanüstü bir getiriye dönüştü. Alphabet’in elindeki 551,2 milyon SpaceX hissesi, hisse fiyatının 141,29 dolar seviyesinde olduğu dönemde yaklaşık 77,9 milyar dolar değerindeydi.
SpaceX’in yaklaşık 94,2 milyar dolarlık kurumsal yatırımcı payı değeri üzerinden bakıldığında Alphabet hâlen şirketin en büyük kurumsal yatırımcısı konumunda. Musk’ın SpaceX’teki payı ise %48,4 seviyesinde. Alphabet’in bu yatırımı, teknoloji devlerinin henüz halka açık olmayan şirketlere erken dönemde yaptığı stratejik yatırımların uzun vadede ne kadar büyük sermaye getirileri yaratabileceğinin çarpıcı örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.
Goldman Sachs, Nvidia’nın 500 milyar dolarlık AI finansman planında yatırımcı arıyor
Goldman Sachs, Nvidia’nın yapay zekâ altyapısına yönelik 500 milyar dolarlık finansman girişimine yatırımcı çekmek için görüşmeler yürütüyor. Nvidia, AI hesaplama altyapısı ve veri merkezlerinin finansmanı için aralarında Goldman Sachs’ın da bulunduğu altı büyük finans kuruluşuyla ortaklık kurmuş durumda.
Goldman; varlık yönetimi ve yatırım bankacılığı birimleri üzerinden özel kredi sağlanmasına, kamu ve özel piyasalarda borç yerleştirilmesine katkıda bulunacak. ABD’li sigorta şirketleri, varlık yöneticileri ve bankaların başlıca yatırımcılar olması bekleniyor. Nvidia’nın gerektiğinde girişimin 125 milyar dolara kadar olan bölümünü destekleme garantisi verme seçeneğinin bulunması da dikkat çekiyor.
Bu model, yapay zekâ altyapısının finansmanında önemli bir değişime işaret ediyor: Veri merkezi ve hesaplama kapasitesi yatırımlarının tamamını teknoloji şirketlerinin kendi bilançolarında taşımak yerine, bu varlıkların borç ve özel kredi piyasaları üzerinden finanse edilebileceği daha geniş bir sermaye piyasası oluşturuluyor.
Astra Space yeniden sahneye çıkıyor: 1 milyar dolar değerlemeyle 250 milyon dolar arıyor
ABD’li roket şirketi Astra Space, yeniden büyüme stratejisi kapsamında 1 milyar dolar değerleme üzerinden 250 milyon dolar yatırım toplamayı hedefliyor. CEO Chris Kemp’e göre finansman turunun bu çeyrek içinde tamamlanması bekleniyor.
Astra, daha önce 2 milyar doların üzerinde değerlemeye ulaşmış ancak art arda yaşanan roket başarısızlıklarının ardından 2024 yılında yalnızca 11,25 milyon dolar karşılığında halka açık şirket statüsünden çıkmıştı. Şirket şimdi kendisini yalnızca bir roket üreticisi olarak değil, mobil fırlatma ve uydu itki sistemlerini kapsayan bir "uzay platformu" olarak konumlandırmaya çalışıyor.
Şirketin 2027 yılında fırlatmayı planladığı Rocket 4, yeniden kullanılabilir roket trendinin aksine tek kullanımlık olacak. Astra ayrıca savunma ve ulusal güvenlik müşterileri için farklı ve gizli konumlardan hızlı uydu fırlatma kapasitesine odaklanıyor. Şirketin uydu itki bölümü ise bugüne kadar yüzlerce itki sistemi teslim etmiş durumda.
Microsoft Çin’den geri çekiliyor ancak yapay zekâ şirketi ülkede tutuyor
Microsoft, son beş yılda Çin’deki operasyonlarını ciddi ölçüde küçülterek en az 15 şubesini ve ortak girişimini kapattı. Şirket 2023 yılında Çin’den tamamen çıkmayı dahi değerlendirmişti. Buna rağmen yapay zekâ ve bulut hizmetlerine yönelik talep, Microsoft’un ülkedeki varlığını tamamen sonlandırmasını engelliyor.
Microsoft’un Çin’deki ana fırsatı artık yerel tüketicilerden ziyade, küresel operasyonlara sahip Çinli şirketlere AI ve bulut hizmetleri sağlamak. ByteDance gibi şirketler bu stratejinin önemli örnekleri arasında yer alıyor. Ancak ABD’nin ihracat kısıtlamaları, Çin’in yerli yazılım ve yapay zekâ modellerini destekleyen politikaları ve yerel rekabet Microsoft’un büyümesini sınırlandırıyor.
Şirket aynı zamanda Çin’deki mühendislik yeteneğini küresel araştırma merkezlerine taşımaya başladı. Böylece Microsoft, jeopolitik risklerin yükseldiği Çin pazarından operasyonel olarak küçülürken, AI ve bulut teknolojileri üzerinden ticari bağlantısını tamamen koparmamaya çalışıyor.