Özellikle yapay zeka odaklı donanım krizleri ve enerji sektöründeki radikal değişiklikler, yatırımcıların portföylerini 2026 öncesinde yeniden gözden geçirmesine neden oluyor. İşte hisse geri alımlarından jeopolitik hamlelere, teknoloji savaşlarından enerji kısıtlamalarına kadar günün öne çıkan tüm başlıkları ve detaylı analizler.
Gelin birlikte inceleyelim.
ABD borsalarına hemen yatırım yapmaya başla; dünyaca ünlü şirketlerin hisselerini portföyüne ekle.
Yatırıma BaşlaJohnson & Johnson için Tarihi Ceza: 1,56 Milyar Dolar
Sağlık ve tüketici ürünleri devi Johnson & Johnson (J&J), Baltimore’daki bir jüri tarafından talk bazlı bebek pudrasındaki asbestin neden olduğu iddia edilen bir mezotelyoma vakası nedeniyle 1,56 milyar dolar tazminat ödemeye mahkûm edildi. Bu karar, son 15 yılda görülen en büyük bireysel talk davası olarak hukuk tarihine geçerken, şirketin yasal risklerinin henüz sona ermediğini acı bir şekilde hatırlattı. Jüri, J&J ile birlikte iki alt birimini ve şirketten ayrılan Kenvue’yi, davacı Cherie Craft’ı asbest riski konusunda uyarmadıkları gerekçesiyle sorumlu buldu.
Öte yandan, yasal sorunlar sadece Baltimore ile sınırlı kalmadı. Minnesota’da görülen başka bir davada jüri, 37 yaşındaki Anna Jean Houghton Carley’e 65,5 milyon dolar tazminat ödenmesine hükmetti. Eyalet tarihindeki en büyük asbest davası olarak kayıtlara geçen bu gelişme, J&J hisseleri üzerinde baskı oluşturmaya devam ediyor. Yatırımcılar, şirketin bu yasal yükümlülükleri yönetmek için ayırdığı karşılıkların yeterli olup olmayacağını ve bu durumun şirketin temettü ve büyüme stratejileri üzerindeki olası yansımalarını yakından takip ediyor.
RocketLab Savunma Sanayi'de Prime Oyuncu Oluyor
Uzay sistemleri şirketi Rocket Lab, Needham analisti Ryan Koontz’un hedef fiyatı 63 dolardan 90 dolara yükseltmesiyle piyasaların odak noktasına yerleşti. Bu iyimserliğin arkasında, SDA (Space Development Agency) tarafından açıklanan ve şirketin 805 milyon dolar değerinde kontrat aldığı "Tracking Layer Tranche 3" sözleşmeleri yatıyor. Rocket Lab, 18 adet MWTD uydusunu ana yüklenici olarak sağlayacak olmasıyla, artık sadece bir fırlatma şirketi değil, savunma sanayiinin entegre bir oyuncusu olduğunu kanıtladı.
Analist raporlarına göre, diğer yüklenicilere yapılacak satışlarla birlikte şirketin önünde toplamda yaklaşık 1 milyar dolarlık ek fırsat bulunuyor. Toplam 3,5 milyar dolarlık Tranche 3 pastasının Lockheed Martin ve Northrop Grumman gibi devlerle paylaşılması, Rocket Lab’in lig atladığının en net göstergesi. Şirketin Space Systems segmentindeki iş yükünün (backlog) iki katından fazla artarak 1,4 milyar dolara ulaşması, büyümenin uzun vadeli ve sürdürülebilir olduğuna işaret ediyor.
Elon Musk'ın xAI Şirketi ve Pentagon İş Birliği
ABD Savunma Bakanlığı, yapay zeka yeteneklerini askeri operasyonlara entegre etmek amacıyla Elon Musk’ın xAI şirketiyle stratejik bir anlaşmaya vardı. "GenAI.mil" projesi kapsamında, Grok tabanlı ileri düzey yapay zeka sistemleri hem askeri hem de sivil operasyonlarda kullanılmak üzere devreye alınacak. Bu hamle, yapay zekanın ulusal güvenlik stratejilerindeki yerini sağlamlaştırırken, Musk’ın savunma sanayiindeki etkisini de SpaceX'ten sonra xAI ile artırıyor.
Planlamalara göre, 2026 yılının başlarından itibaren dünya genelinde 3 milyon personel bu yapay zeka yeteneklerine erişim imkânına sahip olacak. GenAI.mil platformu, ABD Savunma Bakanlığı personeli için özel olarak geliştirilmiş güvenli bir altyapı sunarak, veri güvenliği endişelerini minimize etmeyi hedefliyor. Bu iş birliği, teknoloji devlerinin devlet kurumlarıyla olan ilişkilerinde yeni bir dönemin kapısını aralarken, xAI'ın değerlemesi için de önemli bir referans noktası oluşturuyor.
SpaceX ve Teksas'taki Arazi Takası Tartışması
The New York Times’ın ulaştığı belgelere göre Trump yönetimi, SpaceX’in Teksas’taki roket fırlatma ve üretim sahasını genişletebilmesi için tartışmalı bir arazi takası planlıyor. Plana göre, doğal yaşam koruma alanından 800 dönümlük bir arazi SpaceX’e verilecek, karşılığında şirket kendi mülklerinden bazı arazileri devlete devredecek. Bu genişleme, SpaceX’in devasa Starship programı ve gelecekteki Mars misyonları için kritik bir lojistik ihtiyaç olarak görülüyor.
Ancak bu öneri, çevreciler ve arkeologlar tarafından sert bir dille eleştiriliyor. Bölgenin nesli tehlike altındaki türlere ev sahipliği yapması ve İç Savaş döneminden kalma tarihi eserleri barındırması, projenin önündeki en büyük engel olarak duruyor. Hükümetin uzay yarışındaki agresif hedefleri ile çevresel koruma yasaları arasındaki bu çatışma, önümüzdeki günlerde hem hukuki süreçleri hem de toplumsal tartışmaları alevlendirebilir.
Şirketler Hisselerini Rekor Hızla Geri Alıyor
2025 yılı, Amerikan şirketleri için hisse geri alımlarında (buyback) rekor bir yıl olmaya doğru ilerliyor. Piyasaların nisan ayındaki dalgalanmadan toparlanmasıyla birlikte firmalar, şimdiden toplamda 983,6 milyar dolar değerinde geri alım programı duyurdu. Sadece Nisan 2025'te açıklanan 233,8 milyar dolarlık geri alım, son 40 yılın en yüksek ikinci aylık toplamı olarak tarihe geçti. Özellikle Apple’ın 100 milyar dolarlık devasa planı, nakit zengini şirketlerin hissedarlarını ödüllendirme stratejisini koruduğunu gösteriyor.
Bu strateji hisse fiyatlarını destekleyip hisse başına kârı artırırken, piyasa uzmanları madalyonun diğer yüzüne de dikkat çekiyor. Jeff Bezos’un aynı dönemde en az 5 milyar dolarlık hisse satışı yapması, içerideki yöneticilerin (insider) değerlemeleri yüksek bulup kâr realizasyonuna gittiği şeklinde yorumlanıyor. Şirketlerin nakitlerini yeni yatırımlar yerine yoğun bir şekilde geri alımlara yönlendirmesi, bazı analistlerce büyüme fırsatlarının azaldığına dair bir sinyal olarak da okunabilir.
Trump'ın Grönland İsteği Yeniden Masada
Eski Başkan Donald Trump’ın ilk döneminde gündeme getirdiği ancak gerçekleşmeyen "Grönland’ı satın alma" fikri, 2025’te yeniden alevlendi. Trump, Grönland’ın ABD ulusal güvenliği için stratejik bir zorunluluk olduğunu savunarak, Louisiana Valisi Jeff Landry’yi adaya özel elçi olarak atadı. Trump yönetimi, Kuzey Kutbu bölgesindeki Rus ve Çin gemilerinin varlığını gerekçe göstererek, bu hamlenin bir gayrimenkul anlaşmasından ziyade bir güvenlik meselesi olduğunu vurguluyor.
Bu talep, Danimarka hükümeti ve Grönland yerel yönetimi tarafından geçmişte "absürt" olarak nitelendirilmişti. Ancak değişen jeopolitik dengeler ve Kuzey Kutbu'ndaki kaynak rekabeti, ABD'nin adadaki askeri varlığını artırma veya diplomatik baskıyı yoğunlaştırma ihtimalini güçlendiriyor. Bu durum, uluslararası ilişkilerde yeni bir gerilim hattı yaratabilir ve ABD'nin Arktik politikasında daha agresif bir tutum izleyeceğinin sinyallerini veriyor.
Apple'ın Yapay Zeka Sancısı ve 2026 Umutları
Teknoloji devi Apple, 2025 mali yılında 416 milyar dolar rekor gelir ve 112 milyar dolar net kâr açıklamasına rağmen, hisse performansı açısından mega-cap rakiplerinin gerisinde kaldı. Yatırımcılar, yavaşlayan iPhone satışları ve şirketin yapay zeka entegrasyonunda rakiplerine kıyasla yavaş kalmasından endişe duyuyor. iPhone 17 serisine olan talep, özellikle Çin pazarında ilk ayda %22’lik bir büyüme gösterse de, mevcut cihazlardaki AI özelliklerinin eksikliği küresel pazarda soru işaretleri yaratıyor.
Buna rağmen analistler, 2026 yılı için umutlu. Apple’ın AI ekiplerini yeniden yapılandırması, OpenAI ve Alibaba ile kurduğu stratejik ortaklıklar ve "Apple Intelligence" vizyonu, şirketin geri dönüş planının temel taşlarını oluşturuyor. Kişisel bağlama erişen yapay zeka özelliklerinin tam anlamıyla devreye girmesiyle birlikte, yeni bir cihaz yükseltme döngüsünün tetiklenmesi ve hissenin yeniden ivme kazanması bekleniyor.
Mercedes Benz'den Dizel Emisyon Skandalı Anlaşması
Alman otomotiv devi Mercedes-Benz, ABD’de yürütülen dizel emisyon skandalı soruşturmasını kapatmak için yaklaşık 150 milyon dolarlık tazminat ödemeyi kabul etti. Soruşturma, şirketin bazı dizel araçlarında (E-Class, GLE, Sprinter gibi modeller) emisyon testlerini yanıltan yazılımlar kullandığı ve tüketicileri yanlış bilgilendirdiği iddialarına dayanıyordu. Bu anlaşma ile şirket, 50 eyalet başsavcısıyla uzlaşarak uzun süredir devam eden yasal belirsizliği sonlandırmış oldu.
Skandal, çevre ve tüketici koruma yasalarının ihlali olarak değerlendirilirken, Mercedes için ciddi bir itibar kaybı ve mali yük anlamına geliyor. Şirket, elektrikli araç dönüşümüne odaklandığı bu dönemde, geçmişten gelen fosil yakıtlı araç sorunlarını temizleyerek geleceğe daha temiz bir sayfa açmayı hedefliyor. Ancak bu tür cezalar, otomotiv sektöründeki regülasyon baskısının ne kadar sıkı olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.
Oracle ve OpenAI: 60 Milyar Dolarlık Gelir Potansiyeli
Wells Fargo tarafından yayınlanan yeni bir analiz, Oracle’ın OpenAI ile yaptığı bulut altyapısı iş birliğinin finansal boyutlarını gözler önüne serdi. Rapora göre, Oracle’ın kalan performans yükümlülükleri (RPO) verileri, 2029 yılına kadar OpenAI’den şirkete 60 milyar doların üzerinde gelir akışı sağlanacağını işaret ediyor. Hatta bazı projeksiyonlar bu rakamın çok daha yüksek seviyelere çıkabileceğini öngörüyor.
Oracle CEO’su Clay Magouyrk, OpenAI’nin bu devasa ödemeleri karşılayabilecek finansal güce sahip olduğunu belirtse de piyasada bazı riskler konuşuluyor. OpenAI’nin 2024’te açıkladığı 5 milyar dolarlık net zarar ve Microsoft-Amazon gibi rakiplerin baskısı, bu gelirin garantisi konusunda şüphe yaratıyor. Yine de Wells Fargo, bu iş birliğini Oracle için "uzun vadeli bir altın madeni" olarak nitelendiriyor ve endişelerin abartılı olduğunu savunuyor.
Nvidia Bulut Savaşında Strateji Değiştiriyor
Yapay zeka çip pazarının tartışmasız lideri NVIDIA, bulut bilişim alanında AWS (Amazon Web Services) ile doğrudan rekabet etmekten vazgeçerek stratejik bir geri adım attı. The Information kaynaklı raporlara göre şirket, bulut ekibini yeniden yapılandırıyor ve büyük servis sağlayıcılarla yarışmak yerine, onlarla iş birliğini derinleştiren bir yaklaşımı benimsiyor. NVIDIA, son yıllarda DGX Cloud gibi servislerle kendi bulut çözümlerini sunmaya başlamıştı ancak bu durum, aynı zamanda en büyük müşterileri olan Amazon ve Microsoft gibi devlerle çıkar çatışması yaratıyordu.
Bu hamle, NVIDIA’nın "müşterisiyle rakip olmama" prensibine geri döndüğünü ve ana odağını donanım hakimiyetine çevirdiğini gösteriyor. Şirketin bulut pazarındaki bu stratejik dönüşümü, AWS gibi devlerle olan ilişkilerini yumuşatarak uzun vadeli çip satışlarını garanti altına almayı hedefliyor. Yatırımcılar için bu gelişme, NVIDIA’nın operasyonel verimliliğe odaklandığı ve gelir akışlarını riske atmadan büyümeyi seçtiği şeklinde yorumlanıyor.
Rüzgar Enerjisine "Ulusal Güvenlik" Freni
Trump yönetimi, enerji sektöründe deprem etkisi yaratan bir karara imza atarak, ABD’deki tüm büyük ölçekli açık deniz rüzgar enerjisi projelerinin kiralamalarını "ulusal güvenlik" gerekçesiyle durdurdu. İçişleri Bakanlığı, devasa rüzgar türbinlerinin askeri radar sistemlerine müdahale edebileceğini ve özellikle doğu kıyısındaki nüfus merkezlerine yakın projelerin risk oluşturduğunu açıkladı. Bu karar, yeşil enerji dönüşümüne bel bağlayan yatırımcılar için soğuk bir duş etkisi yarattı.
Kararın hemen ardından sektör hisselerinde sert satışlar görüldü. Dominion Energy ($D) %4,5 değer kaybederken, Avrupa borsalarında işlem gören Orsted %13’lük dramatik bir düşüş yaşadı. Equinor ve Vestas gibi devler de satış dalgasından nasibini aldı. Sadece GE Vernova hisseleri bu fırtınada sabit kalmayı başardı. Analistler, bu siyasi hamlenin yenilenebilir enerji projelerinin finansman maliyetlerini artıracağını ve sektördeki belirsizliğin uzun süre devam edebileceğini öngörüyor.
Kaynak: WallStDiaries